Efehan en çok hangi RPG oyunları seviyor?

Selamlar VAULT61 okuyucuları, ben Efehan! Bugün sizler için en sevdiğim RPG oyunları derledim. Listemde tam 5 adet oyun veya oyun serisi bulunuyor. Eğer sizin sevdiğiniz oyunlar bu listede bulunuyor ise Instagram hesabımız üzerinden bu içeriğin gönderisine yorum yapmayı unutmayın. Kim bilir, belki aynı oyunları seviyoruzdur?

UYARI: Bu listede spoiler bulunabilir, eğer bu oyunları daha önce oynamadıysanız dikkatli bir şekilde okumanızı tavsiye ederiz!

5) The Elder Scrolls

RPG denince akıla ilk gelen yapıtlardan birisi olan TES serisi, fantastik evreni kolayca keşfedebildiğimiz açık dünyası ve sürükleyici hikayesi ile benim için gerçekten oldukça iyi bir deneyim olmuştu. Ayrıca oyunun modlanabilir olması ayrı bir güzellik katıyordu. Elbette oyunun eksi yönleri de oldukça fazlaydı, aynı yıllarda çıkan oyunlara göre dövüş hissiyatı konusunda oldukça geride kalmıştı. Bunun sebeplerinden biri de oyunu erkenden çıkarmak için yeni bir dövüş mekaniği yerine eski TES dövüş mekaniğinin kopyalanmış olmasıydı. Bunun yanı sıra oyundaki NPC’lerin animasyonları ve seslendirmeleri ortalamanın altındaydı. Yine de benim için yeri ayrı olan serilerden birisidir.

4) Dragon Age

Gerçekten severek oynadığım, defalarca bitirmiş olduğum oyun serilerinden biri olan Dragon Age, fantastik dünyası ve zengin hikayesi ile beni ve benim gibi RPG oyunlarını seven birçok kişiyi etkilemiş olan bir seridir. Özellikle ilk oyunun benim için yeri ayrı çünkü seçtiğiniz ırka göre hikayenin başlangıcı değişiyor. Ben genelde soylu-insan ırkı ile başlıyordum çünkü hikaye ilerleyişi diğer seçeneklere göre çok daha ilgi çekici gelmişti. İlk başlarda karakterimiz ağırlığını ortaya koyamasa da aldığı eğitimler ve intikam duygusu ile birlikte oyunun orta kısımlarına doğru tam anlamıyla bir lider olarak grupta öne çıkmaya başlıyor. Tabi bu oyunda da benim hoşuma gitmeyen ufak tefek eksi yönler mevcut, öncelikle oyundaki sıra tabanlı yapı bazen kitleniyor ve kurduğunuz strateji boşa gidebiliyordu veya takım arkadaşlarınız sıkışıp düşmanlara saldırmıyordu. Bunun gibi ufak tefek hatalar mevcuttu fakat her şeye rağmen benim için oynaması zevkli oyunlardan biri.

3) Mass Effect

Mass Effect serisi Sci-Fi türünü seven herkesin oynaması gereken bir seri. Ortalamanın üstünde grafik yapısı, akıcı ve zengin hikayesi, oldukça iyi olan savaş mekanikleri ile benim listemde üst sıraları hak eden bir seri. Oyunun beni en çok kendine çektiği nokta ise tıpkı Star Wars’ta olduğu gibi farklı ırkların bir arada yaşaması ve kendi iç problemlerinin olması. Bunlar oyunun hikayesini ve karakterler arasındaki diyalogları oldukça etkiliyordu, bu da benim gibi RPG oyunları çok seven birisi için önemli bir detaydı.

Bunun yanı sıra ana karakterimiz oldukça yetenekli, doğru kararlar verebilen ve bütün sistem içerisinde adını duyurmuş başarılı bir asker. Ana karakter yetenekli olunca insan istemeden karakteri benimsemeye başlıyor. Oyunda bize ait bir gemi ve içerisinde bizim emrimiz altında çalışan bir tayfa mevcut, bu NPC’ler ile konuşarak, onların sıkıntılarını çözerek yan hikayeler ve gelişmiş NPC etkileşimlerini açabiliyoruz. Bu da oyunun derinliğine derinlik katan, oldukça ilgi çekici bir durum.

Oyunun eksi yönlerinden birisi ise hikayenin yarım kalması. Mass Effect serisinin 3. oyunu Shepard’ın hikayesinin sonuydu. Herkes son oyuna yakışan bir final bekliyordu ancak oyunun sonu kimseyi tatmin etmemişti. Oyunun sonunda hangi seçeneği seçersek seçelim Shepard ölüyordu ancak ölümü sonrası dünya düzeni hakkında veya takım arkadaşlarının tam olarak nasıl bir yol seçtiği bize net bir şekilde anlatılmıyordu. Oyunun final kısmı hariç diğer tüm konularda beni oldukça tatmin etmiş bir oyundu.

2) The Witcher

Neredeyse herkesin bildiği, inanılmaz grafikleri, harika tasarlanmış dövüş mekanikleri, zengin hikayesi ve harika karakterleri ile Witcher serisi benim için en iyi RPG oyunlarından birisi. Seride beni kendine en çok bağlayan oyun The Witcher 2: Assassins of Kings oldu. İlk oyundan sonra kendi kendime “acaba bu oyunun üzerine ne koyabilirler?” diye düşünmüştüm, oyunu gördükten sonra anlamıştım ki çok şey koymuşlardı. Kılıç savurma mekaniği, büyülerin kullanımı, canavarların saldırma şekilleri ve kaçınma hareketleri şu ana kadar gördüklerim arasında en iyisiydi. Oyunun grafikleri ve hikayesi de inanılmaz güzeldi, bu da beni oyuna resmen aşık etmişti, tekrar tekrar hiç sıkılmadan oynamıştım. Aynı durum tabi ki The Witcher 3: Wild Hunt içinde geçerliydi. Geliştirilmiş haritası ve dövüş sistemi ile yaklaşık 180 saat oynadığım, önüme gelen tüm görevleri bitirmeye çalıştığım bir baş yapıttı The Witcher 3: Wild Hunt.

1) SWKOTOR

Evet, geldik bana göre en iyi RPG oyununa. Aslında bu listeyi hazırlamak oldukça zordu çünkü her oyun kendine has sizi kendine çeken oynattıran bir özelliğe sahip. KOTOR ise benim ilk oynadığım RPG oyunu olduğu için yeri çok başka. Star Wars hayranı olan birisi olarak küçük yaşta oynamaya çalıştığım ancak İngilizce bilmediğim için ne yapmam gerektiğini anlayamadığım bir oyundu. O zamanlar sadece Call of Duty, Medal of Honor ve BFME 2 oynuyordum ve rol yapma kavramını hiç duymamıştım. Oyunu markette görünce merak edip almıştım, oyunu yükledikten sonra ise yaklaşık 3-4 saat aynı bölümü oynayınca oyunu beğenmeyip rafa kaldırmıştım. İlerleyen zamanlarda eskiden aldığım oyunları tekrardan yükleme kararı almıştım ve bitirmediğim bir oyun olan KOTOR’u artık bitirmeliyim diyerek tekrardan yüklemiştim. Artık az çok İngilizce biliyordum ve görevlerde benden istenen bazı şeyleri anlıyordum. Gerektiğinde ise okul için aldığım İngilizce sözlüğü kullanarak ilerliyordum.

Oyunun derin hikayesi ve kendine özgü mekanikleri yavaş yavaş hoşuma gitmeye başlamıştı, aynı zamanda karakterler ile konuşarak onların dertlerini çözmek, onlarla arkadaş olmak beni oldukça etkilemişti. Özellikle oyunun orta kısımlarından sonra beni derinden etkileyen bazı gerçekler ile karşılaştığım zaman “Bu oyun film olmalı!” demiştim. Benim için yeri ayrı olan bu serinin 2. oyunu başka bir şirket tarafından yapılınca oyun, ilk oyunda olduğu gibi beni kendine bağlayamadı. Oyunu bitirdiğimde resmen boşluğa düşmüş gibi hissettim. Finalden hiçbir şey anlamamıştım, aşırı zorlu görevleri tamamlayarak bir araya getirdiğimiz Jedi ustaları bizimle birlikte hareket eden bir Sith lordu tarafından katlediyor ve oyunun sonunda onunla savaşmamız gerekiyordu. Ancak bunu yaptıktan sonra oyun bize savaştan sonra ne olduğuna dair net bir bilgi vermiyordu, bu da insanı üzen bir durum.

[contact-form-7 404 "Not Found"]